Genel

Doğa ve Gebelik: Sinir Sistemi Üzerinden Bir Bakış

Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Barol Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Barol Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi 15.01.2026 58 görüntülenme
Doğa ve Gebelik: Sinir Sistemi Üzerinden Bir Bakış
Doğa ve Gebelik: Sinir Sistemi Üzerinden Bir Bakış
Yeşil/mavi alanlarla temasın stres yanıtı, otonom denge ve perinatal ruh sağlığına olası etkileri

Gebelik, yalnızca hormonal bir değişim dönemi değil; aynı zamanda sinir sistemi, stres yanıtı ve duygu düzenleme mekanizmalarının yeniden ayarlandığı fizyolojik bir geçiş dönemidir. Bu yazıda “doğa teması” (yeşil alanlar, ağaç örtüsü, parklar, kıyı/deniz gibi mavi alanlar) ile gebelikte sinir sistemi ilişkisini; özellikle otonom sinir sistemi (ONS) ve hipotalamus–hipofiz–adrenal (HHA) ekseni üzerinden, SCI kapsamındaki çalışmaların bulgularından hareketle ele alıyorum.

Ana mesajlar
• Gebelikte ONS dengesi (sempatik–parasempatik) ve stres hormonları (özellikle kortizol) hem gebenin iyi oluşu hem de fetal gelişim açısından kritik bir arka plandır.
• Gözlemsel çalışmalar, ev çevresi yeşilliği/yeşil alan erişimi arttıkça gebelikte depresif belirti olasılığının azalabildiğini ve stres biyobelirteçleriyle ilişkili olabileceğini göstermektedir.
• Doğaya yakınlık yalnızca “iyi hissetme” ile sınırlı değildir; fiziksel aktivite, hava kirliliği/gürültü yükünün azalması, sosyal bağ, uyku ve dikkat yenilenmesi gibi birden çok kanal üzerinden sinir sistemi düzenlenmesine katkı sunabilir.
• Mevcut kanıtların önemli kısmı gözlemseldir; nedensellik için daha fazla randomize müdahale çalışmasına ihtiyaç vardır.

1) Gebelikte sinir sistemi: “yükselen alarm” ve “artan hassasiyet”
Gebelikte kardiyovasküler ve endokrin adaptasyonlarla birlikte ONS dinamikleri de değişir. ONS’nin sempatik kolu “alarm/aktifleşme”, parasempatik kolu ise (özellikle vagal tonus) “sakinleşme–iyileşme” süreçleriyle ilişkilendirilir. ONS dengesinin pratik bir göstergesi olarak kalp hızı değişkenliği (heart rate variability, HRV) sık kullanılır. HRV’nin gebelik komplikasyonlarıyla ilişkisine dair sistematik derlemeler; özellikle hipertansif gebelik bozukluklarında sempatik baskınlık ve parasempatik çekilme eğilimini destekleyen bulgular bildirmektedir (Moors ve ark., 2020). Benzer şekilde, HRV’nin çeşitli gebelik komplikasyonlarıyla ilişkisini özetleyen derlemeler, otonom düzenlenmenin perinatal dönemde önemli bir fizyolojik zemin olduğunu vurgular (Sharifi‑Heris ve ark., 2023).
ONS’ye paralel olarak HHA ekseni de gebelikte yeniden düzenlenir. Kortizol düzeyleri gebelikte fizyolojik olarak artma eğilimindedir; ancak kronik stres yükü, bu sistemin “eşiklerini” etkileyerek hem psikolojik iyi oluşu hem de biyolojik süreçleri (inflamasyon, metabolik yanıt, uyku/uyanıklık ritmi gibi) etkileyebilir. Bu nedenle, gebelikte stresin yalnızca bir duygu durumu değil, sinir sistemi–endokrin sistem–bağışıklık sistemi ekseninde bir bütün olarak düşünülmesi gerekir.

2) Doğa teması ne demek? “Yeşillik” nasıl ölçülüyor?
Bilimsel çalışmalarda doğa teması farklı şekillerde ölçülür: uydu tabanlı bitki örtüsü indeksleri (ör. NDVI), ev çevresindeki ağaç/bitki örtüsü yüzdesi, parka erişim mesafesi, sokak düzeyi “street view” yeşillik ölçümleri veya mavi alanlara (kıyı, göl, nehir) yakınlık gibi. Ölçüm yaklaşımı, bulunacak ilişkinin yönünü ve gücünü etkileyebilir; örneğin “sokağın yeşilliği” gündelik maruziyeti, “en yakın park” ise daha çok erişim fırsatını temsil eder.

3) Kanıt ne söylüyor? Doğa–stres biyolojisi–ruh sağlığı

3.1. Kortizol ve kronik stres göstergeleri
Gebelikte yeşil alan maruziyetinin stres biyobelirteçleriyle ilişkisini inceleyen çalışmalar, kortizol üzerinden özellikle dikkat çekicidir. Örneğin Boll ve ark. (2020), gebelikte yeşil alan maruziyeti ile kordon kanı kortizol düzeyleri arasında ilişkiyi inceleyerek daha yüksek yeşillik maruziyetinin daha düşük kortizol ile ilişkili olabileceğini raporlamıştır. Benzer şekilde Levhar ve ark. (2022), ilk trimester için saç kortizolünü kronik stres biyobelirteci olarak ele almış ve konut çevresi yeşilliği ile daha düşük saç kortizol düzeyleri arasında ters yönlü ilişki bildirmiştir. Bu bulgular, doğa temasının HHA ekseni üzerinden “stres tonunu” azaltmaya yönelik bir kanal olabileceğini düşündürür; ancak nedensellik için müdahale çalışmalarına ihtiyaç sürmektedir.

3.2. Antenatal ve postnatal depresif belirtiler
Perinatal ruh sağlığı açısından yeşil alanların koruyucu rolüne işaret eden çok sayıda gözlemsel bulgu vardır. McEachan ve ark. (2016), daha yeşil çevrede yaşayan gebelerde depresif belirti bildirme olasılığının daha düşük olabildiğini ve bu ilişkinin sosyoekonomik durum ile fiziksel aktivite tarafından kısmen şekillenebileceğini göstermiştir. Doğum sonrası döneme odaklanan büyük kohortlardan biri ise, sokak düzeyi yeşillik ve ağaç örtüsünün doğum sonrası depresyon riskiyle ters ilişki gösterebileceğini ve fiziksel aktivitenin bu ilişkide rol oynayabileceğini bildirmiştir (Sun ve ark., 2023). Daha yakın tarihli bir derleme ise yeşil ve mavi alanların perinatal depresyon ve anksiyete belirtileriyle genellikle ters ilişkili olduğunu, özellikle gebelik döneminde etkilerin daha belirgin görünebildiğini raporlamaktadır (Singh ve ark., 2025).

3.3. “Biyolojik tampon” hipotezi ve epigenetik ipuçları
Son yıllarda dikkat çeken bir yön, doğa temasının psikolojik stresin biyolojik etkilerini “tamponlayıp tamponlamadığıdır”. Molecular Psychiatry’de yayımlanan bir çalışma, gebelikte ev çevresindeki yeşil alan maruziyetinin, maternal anksiyetenin yenidoğanda BDNF gen metilasyonu ile ilişkisini daha düşük yeşillik koşullarında güçlendirebildiğini; yeşillik arttıkça bu ilişkinin zayıfladığını bildirmiştir (Nazzari ve ark., 2025). Bu tür bulgular, doğa temasının yalnızca öznel iyi oluş değil, erken dönem nörogelişimsel biyoloji üzerinde de dolaylı bir “koruyucu çevresel bağlam” sunabileceğine işaret etmektedir. Yine de epigenetik bulguların bağlamsal ve çok-etkenli olduğunu, tek bir faktöre indirgenemeyeceğini not etmek gerekir.

4) Mekanizma: Doğa sinir sistemini nasıl etkileyebilir?
Otonom denge ve vagal tonus
Doğal ortamlar, dikkat yükünü ve tehdit algısını azaltarak parasempatik aktiviteyi destekleyebilir. HRV literatürü doğrudan “doğa müdahalesi” çalışmalarıyla sınırlı olsa da, gebelikte otonom düzenlenmenin klinik önemini ortaya koyan derlemeler (Moors ve ark., 2020; Sharifi‑Heris ve ark., 2023) bu hattın potansiyel önemini güçlendirir.
Fiziksel aktivite ve davranışsal kanallar
Yeşil alanlar hareket etmeyi kolaylaştırır; yürüyüş gibi ritmik aktiviteler hem ONS hem de duygu düzenleme üzerinde olumlu etkiler gösterebilir. Bazı çalışmalarda fiziksel aktivitenin yeşil alan–depresif belirti ilişkisinde kısmi aracılık rolü olduğu bildirilmiştir (McEachan ve ark., 2016; Sun ve ark., 2023).
Hava kirliliği ve gürültü yükünün azalması
Ağaç örtüsü partikül maddeyi ve gürültüyü azaltabilir; bu da inflamatuvar yük ve stres yanıtı üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Pek çok çalışma modellerinde bu değişkenleri düzelterek yeşil alan etkisini ayrıştırmaya çalışır (örn. Nazzari ve ark., 2025).
Sosyal bağ, güvenlik algısı ve ‘aitlik’
Yakın çevrede güvenli ve erişilebilir açık alanların varlığı, sosyal temas ve destek fırsatlarını artırabilir. Sosyal destek, gebelikte stres yanıtını yumuşatan temel tamponlardan biridir.
Uyku ve sirkadiyen ritim
Gün ışığı, hareket ve daha düşük stres yükü; uyku kalitesi ve sirkadiyen düzen üzerinde olumlu etkiler yaratabilir. Uyku iyileşmesi, HHA ekseni ve ONS dengesine geri besleme sağlar.

5) Klinik-pratik: Gebelikte doğa teması nasıl ‘dozlanabilir’?
Aşağıdaki öneriler, kanıtın genel yönüyle uyumlu “düşük risk–potansiyel yarar” yaklaşımıyla düşünülmelidir. Her gebenin tıbbi durumu ve güvenlik koşulları farklıdır; riskli gebeliklerde hareket ve çevre maruziyeti planı mutlaka klinik değerlendirmeyle uyumlu olmalıdır.
• Gün içinde 10–20 dakikalık kısa yürüyüşler: Mümkünse ağaçlık bir cadde/park rotası seçin; tempo konuşabilecek kadar rahat olmalı.
• ‘Mikro-doğa’ stratejisi: Parka gidemiyorsanız pencere manzarası, balkon bitkileri veya kısa süreli açık hava molalarıyla maruziyeti parçalı biçimde artırın.
• Mavi alanı dahil edin: Deniz/kıyı yürüyüşleri, özellikle zihinsel gevşeme ve ritmik nefes açısından destekleyici olabilir.
• Duyusal düzenleme ekleyin: Yürürken 5-4-3-2-1 duyusal tarama (gördüğünüz–duyduğunuz–hissettiğiniz) gibi teknikler parasempatik yanıtı güçlendirebilir.
• Eşlik ve sosyal destek: Güvenli hissettiğiniz bir kişiyle yürümek, hem devamlılığı hem de stres tamponlamayı artırabilir.

6) Kanıtın sınırları ve araştırma ihtiyacı
Mevcut literatürün önemli bir kısmı gözlemsel tasarımlara dayanır; bu nedenle yeşil alanın doğrudan “neden” olup olmadığını söylemek güçtür. Yerleşim seçimi, sosyoekonomik koşullar, güvenlik, hava kirliliği ve fiziksel aktivite gibi faktörler sonuçları etkileyebilir. Bu alanda; gebelikte doğa temelli müdahaleleri (ör. yapılandırılmış park yürüyüş programları, doğa temelli farkındalık uygulamaları) randomize tasarımlarla değerlendiren, biyobelirteçler (HRV, saç/salya kortizolü) ve klinik sonuçları birlikte izleyen çalışmalara ihtiyaç vardır. Buna rağmen, toplum sağlığı ve ebelik bakımı açısından ‘erişilebilir doğa’ yaklaşımı, düşük maliyetli bir destekleyici çevre müdahalesi olarak değerlendirilmeye aday görünmektedir (Singh ve ark., 2025).

Son söz
Doğaya temas, gebelikte sinir sistemi düzenlenmesi açısından “tek başına mucize” değil; ancak stres yanıtını yumuşatabilecek, otonom dengeyi destekleyebilecek ve perinatal ruh sağlığına katkı sunabilecek çok bileşenli bir çevresel kaynaktır. Bilimsel kanıtlar özellikle depresif belirtiler ve stres biyobelirteçleri üzerinde umut verici bir yön gösterirken, nedenselliği güçlendirecek müdahale çalışmalarına duyulan ihtiyaç devam etmektedir.


Kaynakça
Boll, L. M., Khamirchi, R., Alonso, L., Llurba, E., Pozo, Ó. J., Miri, M., & Dadvand, P. (2020). Prenatal greenspace exposure and cord blood cortisol levels: A cross-sectional study in a middle-income country. Environmental International, 144, 106047. https://doi.org/10.1016/j.envint.2020.106047
Levhar, M., Schonblum, A., Arnon, L., Michael, Y., Salzer Sheelo, L., Eisner, M., Hadar, E., Meizner, I., Wiznitzer, A., Weller, A., Koren, L., & Agay-Shay, K. (2022). Residential greenness and hair cortisol levels during the first trimester of pregnancy. Environmental Research, 204(Pt D), 112378. https://doi.org/10.1016/j.envres.2021.112378
McEachan, R. R. C., Prady, S. L., Smith, G., Fairley, L., Cabieses, B., Gidlow, C., Wright, J., Dadvand, P., van Gent, D., & Nieuwenhuijsen, M. J. (2016). The association between green space and depressive symptoms in pregnant women: Moderating roles of socioeconomic status and physical activity. Journal of Epidemiology and Community Health, 70(3), 253–259. https://doi.org/10.1136/jech-2015-205954
Moors, S., Staaks, K. J. J., Westerhuis, M. E. M. H., Dekker, L. R. C., Verdurmen, K. M. J., Oei, S. G., & van Laar, J. O. E. H. (2020). Heart rate variability in hypertensive pregnancy disorders: A systematic review. Pregnancy Hypertension, 20, 56–68. https://doi.org/10.1016/j.preghy.2020.03.003
Nazzari, S., Zulian, G., Grumi, S., Pisoni, E., Bergamaschi, R., Giorda, R., Borgatti, R., & Provenzi, L. (2025). How nature nurtures: Prenatal exposure to green space buffers the effects of maternal stress on neonatal BDNF methylation. Molecular Psychiatry. Advance online publication. https://doi.org/10.1038/s41380-025-03379-1
Sharifi-Heris, Z., Rahmani, A. M., Axelin, A., Rasouli, M., & Bender, M. (2023). Heart Rate Variability and Pregnancy Complications: Systematic Review. Interactive Journal of Medical Research, 12, e44430. https://doi.org/10.2196/44430
Singh, S., van de Wouw, M., Tomfohr-Madsen, L., Lebel, C., & Giesbrecht, G. F. (2025). The role of green and blue spaces in perinatal maternal mental health outcomes during the transition to parenthood. Environmental International, 201, 109572. https://doi.org/10.1016/j.envint.2025.109572
Sun, Y., Molitor, J., Benmarhnia, T., Avila, C., Chiu, V., Slezak, J., Sacks, D. A., Chen, J.-C., Getahun, D., & Wu, J. (2023). Association between urban green space and postpartum depression, and the role of physical activity: A retrospective cohort study in Southern California. The Lancet Regional Health – Americas, 21, 100462. https://doi.org/10.1016/j.lana.2023.100462