DEHB VE DOĞA: BİR AÇIK HAVA SENARYOSU
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu şüphesi ve tanısı alan her çocuk için, daha fazla ebeveyn ve uzman, kalıcı faydalar sunan alternatif ve tamamlayıcı stratejilere yöneliyor. Bilimsel olması zaruri olan bu stratejilerden biri de doğanın gücüdür. Güncel araştırmalar, yemyeşil parklardan ve ağaçlarla çevrili sokaklardan bahçelere ve ormanlara kadar doğal ortamların, DEHB'li çocukları zihinsel ve ruhsal olarak desteklemede güçlü bir araç olabileceğini ortaya koyuyor. Yeşil alanlarda olmak sadece dikkatsizlik, dürtüsellik ve hiperaktivite gibi yaygın semptomları azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda duygusal iyilik halini, öz düzenlemeyi ve bilişsel iyileşmeyi de destekliyor. Son çalışmalara göre doğada açık havada geçirilen zaman, DEHB ile mücadele eden çocuklar için odaklanmayı, bilişsel işlevi ve duygusal dengeyi önemli ölçüde iyileştirebiliyor.
2024 yılında yapılan sistematik bir inceleme, doğa temelli müdahalelerin DEHB'li çocuklarda; çalışma belleği, dikkat süresi ve genel davranışsal düzenleme üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu sonucuna varmıştır. Bu müdahaleler genellikle parklar, bahçeler veya hatta doğa yürüyüş yolları gibi yeşil alanlarda zaman geçirmeyi içeriyor; burada çocuklar çevreyle etkileşim kurabiliyor, çevrelerini keşfedebiliyor ve fiziksel aktivitelere katılabiliyorlar. Zengin duyusal deneyimler sunan doğal ortamlar, DEHB'li çocukların sıklıkla yaşadığı aşırı uyarılmayı yatıştırmaya yardımcı olduyor ve dikkat sistemlerinin sıfırlanmasına olanak sağlıyor.
Peki ne kadar süre?
Parkta yürüyüş veya ağaçların yanında sessiz zaman geçirme yoluyla doğaya sadece 20 dakika maruz kalmak bile DEHB'li çocuklarda dikkat performansını iyileştirebiliyor.
Bu faydaların teorik çerçevesi, Dikkat Restorasyon Teorisi'nde (ART) bulunabilir; bu teori, doğal ortamların, günlük yaşamdaki görevlerin gerektirdiği odaklanmış konsantrasyonun aksine, aktif zihinsel çaba gerektirmeyen zahmetsiz bir dikkat biçimi olan yumuşak bir hayranlık yoluyla "yönlendirilmiş dikkati" geri kazandırmaya yardımcı olduğunu öne sürmektedir. Yeşil bir alanın yumuşak, ilgi çekici doğası, çocukların beyinlerinin yeniden şarj olmasına ve dikkat sistemlerini sıfırlamasına olanak tanıyarak daha iyi konsantrasyon, daha sakin davranış ve gelişmiş hafızayı teşvik eder.
Doğa, DEHB'li Çocuklara Nasıl Yardımcı Oluyor?
Doğal ortamlar, aşırı uyarıcı ortamlardan bir mola sunarak çocukların daha yumuşak dikkat biçimlerine yönelmelerini sağlar. Çocuklar ormanda yürürken, bir derenin kenarında otururken veya çimenlerin üzerinde uzanırken, beyinleri görevlere odaklanma veya dikkat dağıtıcı unsurlarla başa çıkma çabasından dinlenebilir. Bu mola, çocukların zihinsel enerjilerini yenilemelerine yardımcı olur ve daha sonra odaklanmalarını iyileştirir. Yeşil alanların genel olarak daha az DEHB belirtisiyle ilişkili olduğu bulunmuştur. Çalışmalar, doğaya maruz kalmanın daha düşük stres seviyelerine, daha iyi ruh hali düzenlemesine ve gelişmiş öz denetime yol açtığını göstermiştir; bunların hepsi DEHB'yi yönetmek için gereklidir. Kuş sesleri veya yaprak hışırtısı gibi doğada bulunan nazik uyaranlar, sinir sistemini yatıştırmaya yardımcı olarak daha az dürtüsellik ve hiperaktiviteye yol açar. Doğaya maruz kalmanın, çalışma belleğinde ve genel bilişsel işlevlerde iyileşmelerle bağlantılı olduğu bulunmuştur. Bu, özellikle DEHB'li çocuklar için önemlidir, çünkü genellikle talimatları hatırlamak veya çok adımlı görevleri tamamlamak gibi bilgileri akılda tutmayı gerektiren görevlerde zorlanırlar. Açık havada oyun, özellikle problem çözme veya çubuklarla inşa etme veya hazine avı gibi yaratıcı görevler içeriyorsa, bu bilişsel becerileri güçlendirmeye yardımcı olabilir. Doğa, özellikle hiperaktivite gösteren çocuklar için faydalı olan fiziksel hareketi doğal olarak teşvik eder. Koşmak, tırmanmak, zıplamak veya keşfetmek olsun, bu aktiviteler çocukların fazla enerjilerini üretken ve sağlıklı bir şekilde harcamalarına yardımcı olur. Doğada yapılan fiziksel aktivite sadece genel refahı artırmakla kalmaz, aynı zamanda beyin fonksiyonlarını ve duygusal düzenlemeyi de geliştirir. Doğaya dayalı oyunları çocuğunuzun hayatına entegre etmek, DEHB semptomlarından anlık rahatlamanın ötesinde faydalar sağlar. Doğanın terapötik etkileri, açık havayla daha derin bir bağ kurmayı ve yaşam boyu refahı destekleyen kalıcı alışkanlıklar geliştirmeyi sağlayabilir. Çocuklar düzenli olarak açık havada oyun oynadıkça, odaklanma ve duygularını düzenleme yeteneklerini geliştirirken, huzur ve özgüven duygusu da geliştirirler. Dahası, doğaya sürekli maruz kalmak, akademik ortamlarda ve günlük yaşamda faydalı olan zihinsel dayanıklılığı ve bilişsel esnekliği artırabilir.
Ebeveynler için iyi haber şu ki, bu doğaya dayalı müdahaleler pahalı programlar veya kapsamlı zaman taahhütleri gerektirmez. Biraz yaratıcılıkla, parkta bir yürüyüş veya arka bahçede geçirilen birkaç saat, geleneksel DEHB tedavilerine güçlü bir tamamlayıcı olabilir. Bu doğa dolu aktiviteler sadece odaklanmayı geri kazandırmaya ve semptomları azaltmaya yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda açık havaya olan sevgiyi de geliştirir; bu da -çocuklarımız için- gelecek yıllar boyunca zihinsel ve fiziksel sağlıklarını destekleyecek bir hediyedir.
Dolayısıyla, bir sonraki sefer DEHB'li çocuğunuzun odaklanmasını ve sakinleşmesini yeniden kazanmasına yardımcı olacak bir yol arıyorsanız, dışarı çıkmayı düşünün. Doğa sadece güzel değil, aynı zamanda DEHB'yi yönetme yolculuğunda bilimsel olarak desteklenen bir müttefiktir.